Ruh Sağlığı ve Hastalıkları

En Tehlikeli 15 Psikolojik Hastalık

Teknolojinin ve tıbbın gelişmesiyle, birçok hastalık da beraberinde keşfedildi. Önceden hastalık olarak görülmeyen veya farkedilmeyen birçok sağlık durumu da ortaya çıktı veya keşfedildi. Elbette tüm bu gelişmelerden psikoloji bilimi de nasibini aldı. Eskiden önemsenmeyen ya da sadece “delilik” olarak görülen birçok zihinsel durumu veya hastalığı, daha anlaşılır oldu. İşte biz de tüm bu gelişmelerin ışığında en tehlikeli psikolojik hastalıkları madde madde inceledik.

İşte en tehlikeli psikolojik hastalıklardan bazıları:

1- Alice harikalar diyarında sendromu

alice harikalar diyarinda sendromu

Alice Harikalar Diyarında sendromu, görsel algı, beden imajı ve zaman deneyiminin çarpıklıkları ile karakterize nadir görülen nörolojik bir bozukluktur. Bu durumdan etkilenen insanlar olduklarından daha küçük şeyleri görebilir, vücutlarının boyutunun değiştiğini hissedebilir veya sendromun sayısız diğer semptomlarından herhangi birini yaşayabilir. Alice Harikalar Diyarında sendromu’nun bilinen birçok nedeni olduğundan, teşhis kapsamlı bir nörolojik inceleme gerektirir. Çocuklarda en yaygın neden beyin iltihabıdır, yetişkinlerde ise migrendir.

2- Yabancı el sendromu

yabanci el sendromu

Uzaylı el sendromu olarak da bilinen yabancı el sendromu, bir elin kendi özgür iradesiyle hareket etmesine neden olan nadir bir nörolojik durumdur. Yabancı el sendromunda el, zihnin kontrolü altında değildir ve sanki kendi zihni varmış gibi hareket eder. Bu ataklar sırasında el hareket ederken, etkilenen kişi kontrolünün kendi dışında olduğuna inanır. Yabancı el sendromu genellikle yetişkinleri etkiler, ancak ender de olsa çocukları da etkileyebilir. Yabancı el sendromuna çeşitli faktörler neden olabilir. Bazı insanlar felç, beyin travması veya tümörden sonra yabancı el sendromu geliştirir. Bazen kanser, nörodejeneratif hastalıklar ve beyin anevrizmaları da yabancı el sendromu ile ilgili olabilir.

3- Apetomnofili

Apetomnofili

Apetomnofili, bir uzvun, genellikle bir bacağın kesilmesi veya kör veya sağır olmak için yoğun bir istekle ortaya çıkan, zihinsel beden imajı ile fiziksel beden arasında bir uyumsuzluk olduğu, nadir görülen bir psikolojik bozukluktur. Bu durumdan etkilenen kişi bazen bir uzvunu veya hissini kaybetme arzusuyla bağlantılı cinsel uyarılma duygusuna sahiptir, yani bir uzvunun kesilme ihtimali onu tahrik etmektedir. Bazıları protezleri ve diğer araçları kullanarak uzuvlarının kesildiklerini iddia ederek arzularını tatmin eder.

4- Boantropi

boantropi

Boantropi, hastanın inek veya öküz olduğuna inandığı psikolojik bir bozukluktur. Boantropiden muzdarip bir hastayı tespit etmek oldukça kolay olmalıdır, çünkü muhtemelen dört ayak üzerinde çimleri çiğniyor olabilir. Boantropi ender görülen bir bozuklutur, bu nedenle vaka çalışmaları dışında herhangi bir bilimsel araştırma bulunmamaktadır. Boantopinin en meşhur örneklerinden biri Eski Ahit kitabında karşımıza çıkar. Eski Ahit’in Daniel bölümünde 2. Nebuchadnezzar ismine sahip bir kral vardır. Bu kral oldukça ünlüdür ve kutsal kitapta şu şekilde tasvir edilmiştir: İnsanlığını kaybetmişti ve dört ayak üstünde yürüyerek yeşil otları tıpkı bir öküz gibi yiyordu.

5- Capgras yanılgısı

capgras yanilgisi

En tehlikeli psikolojik hastalıklardan bir diğeri de Capgras yanılgısıdır. Bu durumu yaşayan insanlar, tanıdıkları birinin yerini bir sahtekarın aldığına dair mantıksız bir inanca sahiptirler. Örneğin, eşlerini gerçek eşini taklit etmekle suçlayabilirler. Bazı durumlarda, sanrıyı yaşayan kişi bir hayvanın, nesnenin ve hatta bir evin sahtekâr olduğuna inanabilir. Capgras yanılgısı herkesi etkileyebilir, ancak kadınlarda daha sık görülür. Nadir durumlarda çocukları da etkileyebilir. Capgras sendromu en sık Alzheimer hastalığı veya bunama ile ilişkilidir. Bunların her ikisi de hafızayı etkiler ve gerçeklik algınızı değiştirebilir.

6- Klinik likantropi

Klinik likantropi

Klinik likantropiden muzdarip insanlar, genellikle bir hayvana dönüşebildiğine inanır. Bazen bu psikolojik bozukluk sadece inanç bağlamında gözlemlenirken, etkilenen bazı bireyler ise hayvan benzeri davranışlar sergiler. Likantropik sendromlar sıklıkla şizofrenide, affektif bozukluklarda, psikozlarda, psikotropik maddelerin kullanımına ve alkolün kötüye kullanımına bağlı olarak gözlemlenir.

7- Cotard sanrısı

cotard sanrisi

Cotard sanrısı, en tehlikeli psikolojik hastalıklar olarak değerlendirilebilecek psikolojik bir problemdir. Cotard sanrısı, vücudunun tamamının veya vücut parçalarınızın öldüğü, ölmekte olduğu veya var olmadığına dair yanlış inançla kendini gösterir. Genellikle şiddetli depresyon ve bazı psikotik bozukluklarla ortaya çıkar. Cotard sanrısı, diğer akıl hastalıkları ve nörolojik sorunlara eşlik edebilir. Cotard sanrısının ana semptomlarından biri nihilizmdir. Nihilizm, hiçbir şeyin bir değeri veya anlamı olmadığı inancıdır. Ayrıca hiçbir şeyin gerçekten var olmadığı inancını da içerebilir.

8- Diyojen sendromu

diyojen sendromu

Diyojen sendromu, bir kişinin kendisine veya çevresine bakmaması, kötü hijyene ve muhtemelen bazı sağlık ve sosyal sorunlara yol açması durumunda ortaya çıkar. Diyojen sendromu genellikle bunama gibi diğer durumlarla birlikte ortaya çıkar. Bu durumdaki insanlar genellikle ciddi bir kendini ihmal, sosyal izolasyon ve istifleme belirtileri gösterir ve sağlıksız koşullarda yaşayabilirler. Etkilenen kişi bunu yapmak için bilinçli bir karar vermez. Diyojen sendromu genellikle diğer durumlarla birlikte ortaya çıktığından ve bu konuda çok az araştırma olduğundan, şu anki Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı 5. Baskı, (DSM 5) bunu bir psikiyatrik durum olarak değerlendirmemektedir.

9- Dissosiyatif kimlik bozukluğu

Dissosiyatif kimlik bozuklugu

Dissosiyatif kimlik bozukluğu olan kişilerin iki veya daha fazla ayrı kimliği vardır; bu yüzden en tehlikeli psikolojik hastalıklar arasında listelemekte bir sakınca görmedik. Bu sorunu olan kişilerin, her bir kişiliğini farklı zamanlarda ve durumlarda ortaya çıkarırlar. Her kimliğin kendi kişisel geçmişi, özellikleri, hoşlandığı ve hoşlanmadığı şeyler vardır. Dissosiyatif kimlik bozukluğu, hafızada boşluklara ve halüsinasyonlara (bir şeyin gerçek olmadığı halde gerçek olduğuna inanmak) yol açabilir. Dissosiyatif kimlik bozukluğu, çoklu kişilik bozukluğu veya bölünmüş kişilik bozukluğu olarak da bilinmektedir.

10- Yapay bozukluklar

yapay bozukluklar

Yapay bozukluk, bir kişinin hasta olmadığı hâlde hasta göründüğü, fiziksel veya zihinsel hastalık ürettiği ciddi bir zihinsel sağlık bozukluğudur. Yapay bozukluğu olan kişiler, tıbbi bir ortamda bakım ve ilgi görmek amacıyla kasıtlı olarak hastalık belirtileri üretirler. Yapay bozukluk bir akıl hastalığı olarak kabul edilir. Yapay bir bozukluk, şiddetli duygusal zorluklarla ve hastaların daha fazla semptom üretmeye devam ederek kendilerine zarar verme olasılıkları ile ilişkilidir, bu da gereksiz prosedürler ve ameliyatlar almalarına neden olur.

11- Klüver-Bucy sendromu

Kluver Bucy sendromu

Klüver-Bucy sendromu, beynin her iki ön temporal lobunun hasar görmesiyle ilişkili, nadir görülen bir davranış bozukluğudur. Bu sendrom, bireylerin ağızlarına nesneleri sokmalarına ve uygunsuz cinsel davranışlarda bulunmalarına neden olur. Diğer semptomlar arasında görsel agnozi (nesneleri görsel olarak tanıyamama), normal korku ve öfke tepkilerinin kaybı, hafıza kaybı, dikkat dağınıklığı, nöbetler ve bunama sayılabilir. Bu bozukluğun, beyin hasarına neden olabilen herpes ensefaliti ve travma ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir.

12- Obsesif kompulsif bozukluk

okb

Ara sıra geri dönüp ütünün fişinin çekili olup olmadığını iki kez kontrol etmeniz veya mikrop kapmış olabileceğinizden endişelenmeniz, hatta ara sıra hoş olmayan, şiddetli bir düşünceye sahip olmanız normaldir. Ancak obsesif kompulsif bozukluktan (OKB) muzdaripseniz, obsesif düşünceler ve kompulsif davranışlar o kadar korkutucu hale gelir ki günlük hayatınızı etkiler. OKB, kontrol edilemeyen, istenmeyen düşünceler ve gerçekleştirmeye mecbur hissettiğiniz ritüelleştirilmiş, tekrarlayan davranışlarla karakterize bir anksiyete bozukluğudur. OKB’niz varsa, muhtemelen obsesif düşüncelerinizin ve zorlayıcı davranışlarınızın mantıksız olduğunu fark ederseniz; ancak öyle olsa bile, onlara karşı koyamadığınızı ve kurtulamadığınızı hissedersiniz.

13- Paris sendromu

paris sendromu

Paris Sendromu, Paris’i ziyaret eden ve şehrin bekledikleri gibi olmadığını hisseden bazı kişiler tarafından sergilenen bir hayal kırıklığı duygusudur. Paris sendromu genellikle ciddi bir kültür şoku biçimi olarak görülür. Paris sendromu, akut sanrılar, halüsinasyonlar, derealizasyon, duyarsızlaşma, anksiyete ve ayrıca psikosomatik gibi bir dizi psikiyatrik semptomla ortaya çıkabilir. Paris sendromu genellikle Japon turistlerde gözlemlense de, farklı ülkelerden de birçok insanda görülmüştür.

14- Peter Pan sendromu

peter pan sendromu

Hiç “Bugün yetişkin olamam” dediniz mi? Peter Pan sendromlu insanlar her gün bu felsefeyle yaşama eğilimindedir. Peter Pan sendromu olan insanların bulaşıkları lavaboda birikebilir ve giyecek temiz bir şeyleri kalmayana kadar çamaşır yıkamaktan kaçınabilirler. Evlerini biraz daha yaşanabilir hale getirmek için yakınındaki insanlar çoğu zaman onlara yardım eder. Tüm bunlardan dolayı Peter Pan sendromlu insanlar biraz çaresiz görünebilir, ancak bu onların bilinçli bir tercihidir.

15- Stendhal sendromu

stendhal sendromu

Stendahl Sendromu, neyse ki görünüşte sadece geçici olan psikosomatik bir hastalıktır. Sendrom, hasta bir yerde veya aşırı sanatsal olan diğer ortamlarda büyük miktarda sanata maruz kaldığında ortaya çıkar. Bu garip, ancak korkutucu zihinsel bozukluğu yaşayanlar, ani hızlı kalp atışı, aşırı kaygı, kafa karışıklığı, baş dönmesi ve hatta halüsinasyonlar bildirirler. Stendahl Sendromu, adını 1817’de Floransa’ya yaptığı bir geziden sonra deneyimini ayrıntılı olarak anlatan 19. yüzyıl Fransız yazarından almıştır.


Kaynak:

Dr. Elçin Gümüşdağ

Dr. Elçin Gümüşdağ, 2006 yılında özel bir üniversitede okuduğu psikoloji eğitimini tamamlamış, aynı kurumda 2013 yılında da Klinik Psikoloji alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Belli bir dönem yurt dışı eğitim programıyla eğitimine devam etmiş, ardından Türkiye’ye dönerek kariyerine devam etmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir